Ana Sayfa
ANASAYFA   HEKİMLERİMİZ   KURUMSAL   SAĞLIK REHBERİ   CHECK-UP   SİZİN İÇİN ANLAŞMALI KURUMLAR   DUYURULAR
BRANŞLARIMIZ
Acil Servis
Beslenme ve Diyet
Göz Hastalıkları
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Kulak Burun Boğaz
Nöroloji
Radyoloji
Anesteziyoloji & Yoğun Bakım
Beyin ve Sinir Cerrahisi
Çocuk Hastalıkları
Genel Cerrahi
İç Hastalıkları (Dahiliye)
Kardiyoloji
Laboratuvar
Ortopedi ve Travmatoloji
Üroloji
 
DUYURULAR
DUYURULAR
PROSTATIN İLACI DOĞRU BESLENME

Özel Konya Hospital Üroloji uzmanı Op. Dr. İskender NESİMİOĞLU ”Beslenme alışkanlıklarımızı düzelterek prostata karşı vücudumuzu koruyabileceğimiz gibi kanser ve kalp hastalığı problemlerinin gelişim riskinide  azaltabiliriz”dedi.
Prostat sadece erkeklerde bulunan ve mesanenin hemen çıkışında dış idrar yolunu bir yüzük gibi çepeçevre saran cinsel bir salgı organıdır. Prostatın değişik doğumsal hastalıkları, akut veya kronik enfeksiyonları yanında iyi huylu büyümeleri ve kanserleri de görülebilmektedir. İyi huylu prostat büyümesinin en belirgin iki nedeni yaşlanma ve erkeklik hormonlarıdır. Büyüme sonucunda prostat bezi idrar kanallarına baskı oluşturarak idrara başlamada güçlük, idrar akımında zayıflama ve incelme, damla damla veya kesik kesik idrar yapma, idrar yaptıktan sonra mesanede idrar kalıyor hissi olması gibi şikâyetlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Diğer belirtileri ise gündüz sık idrara gitme, gece idrara kalkma, acil işeme isteğine yol açan sıkışma hissi, tuvalete yetişemeden idrar kaçırmadır. İleri dönemlerde hiç idrar yapamama gibi belirtilerle kendini gösterebilir.
Prostat büyümesinin neden olduğu olumsuz etkilerden bir tanesi de erkekte cinsel isteksizliğe ve iktidarsızlığa neden olmasıdır. Cinsel isteksizlik, prostat bezi enfeksiyonlu hastalarda da ortak bir olgudur.
Prostat kanseri aslında oldukça yavaş ilerleyen bir kanserdir ancak burada şu soru akla gelebilir: Neden bu kadar çok insan bu kanserden ölüyor? Gerçekten de söylenildiği gibi dünyada erkek kanser ölümleri arasında ikinci sırada izlenmesi ancak yavaş ilerleyen bir kanser olduğunun söylenmesi bir çelişki gibi gelebilir. Bunun başlıca nedeni prostat kanserinin kendine has, kanser düşündürecek, hastayı hemen hekimine yöneltecek bir bulgusunun veya belirtisinin olmamasıdır. Bu yüzdendir ki hekime başvuran hastalarşn % 30′unda kanser prostat dışına yayılmıştır. Söylenildiği gibi hiçbir bulgu olmayabilir, ancak yukarda bahsedilen şikâyetlerin yanında meni ile birlikte kanama, bel ve kalça bölgesinde ağrı, iştah kaybı, kilo kaybı gibi bulgular görülebilir. Böyle bir durumda mutlaka bir üroloji uzmanıyla görüşülmeli ve muayene olunmalıdır.
Prostat bezi hastalıkların tanı ve tedavisinden ziyade bu tür hastalıklardan korunmak için nasıl bir beslenmemiz olmalıdır.
Beslenme alışkanlığındaki düzelme prostat kanserinin oluşum riskini azaltacak ve sağlıklı yaşam sağlayacaktır. Kalp sağlığı için olan beslenme şekli prostat için de iyidir. Her bir besin grubu dengeli beslenmede önemli rol oynar. Bir besin grubunu tamamen kesmek ihtiyaç olan elementlerin dengesinin sağlanmasında zorluk demektir
 
 
Beslenmemizin temelini patates, pirinç ve pasta gibi nişastalı yiyecekler oluşturur. Bu besinler yerine daha fazla lif içeren kepekli ekmek, kepekli un ürünleri tercih edilmeye çalışılmadır. Her gün en az 5 porsiyon sebze ve meyve yenmelidir. Yiyecekleriniz arasında balık ve derisi alınmış tavuk gibi protein içeren besinler bulunmalıdır. Yağdan fakir beslenme tercih edilmeli ve öğünlerden şeker iyice azaltılmalıdır. Aynı şekilde tuzda azaltılmalı, günlük tüketim dörtte bir çay kaşığı kadar olmalıdır. Tuz içeren salamura türü besinlerin mutlaka tuzu alınmalıdır. Şekerli ve kolalı içeceklerden uzak durulmalı günlük 7-8 bardak su tüketilmelidir.
 
Eğer prostat kanseri tanısı size konulmuşsa sağlıklı kilo verme veya kilonuzu kontrol etmek için bir çaba sarf etmelisiniz. Sağlıklı bir kiloda kalabilme şeker ve kalp hastalığı gibi sağlık problemlerini azaltacaktır. Düşük yağ içeren besin alımı ve düzenli egzersiz yavaş yavaş kiloyu düzene sokar ve daha sağlık görünmeye yardımcı olur. Son yapılan çalışmalarda yüksek seviyeli egzersizlerin prostat kanserinin riskini azalttığını belirtmektedir.
Özellikle domates, karpuz, kırmızı greyfurt, soya ürünleri, yeşil çay, brokoli, brüksel lahanası, lahana, karnı bahar, şalgam, sarımsak gibi besinlerin ise içerdikleri vitamin ve mineraller bakımından prostat kanserinden koruduğunu kaydeden Op.Dr.Mehmet Balasar açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Eğer prostat kanseriyseniz bu yiyecekler kanser yayılma riskini azaltacaktır. Günlük 200 mikrogram selenyum (kavrulmamış fındık, fıstık, kabak çekirdeği, ayçekirdeği, tahıl, hububat, balık ve tavukta bulunan) alan ve almayan hastalarda yapılan bir çalışmada selenyum alan hastaların daha az prostat kanserine yakalandığı gösterilmiştir. Domateste bulunan likopenin kanser hücrelerinin ölümünü artırdığı ve prostat kanseri tanısı konmuş kişide kanserin yayılımını yavaşlattığı tespit edilmiştir. Yeşil çay içimi prostat kanseri gelişmesi ve büyümesine karşı koruyucudur. Oysa bu koruyuculuğa sahip olabilmek ve yeterli kimyasalları alabilmek için günde 6 fincan alınmalıdır. Bu miktar fazla gelebilir onun için gün içine bunu yaymak gerekir”dedi.

             Son yapılan çalışmalarda aşırı süt ürünü tüketimi ve protein alımı prostat kanseri riskini arttırdığı gösterilmiştir. Balık, mercimek, fındık, fasulye gibi süt ürünleri olmayan protein kaynaklarını tercih etmeye çalışılmalıdır. Jambon, sosis, sucuk ve pastırma gibi ürünler prostat kanseri riskini artırır. Bu etler kanser riskini artıran nitrat ve tuzu fazlaca içerir. Bu tür etlerden uzak durmalı ve yağsız ürünler tercih edilmelidir.
 Op.Dr.Mehemet Balasar “Çinko bağışıklık sistemi için iyidir ve kırmızı et, balık, tavuk, fındık, süt ürünleri ve deniz ürünlerinde bulunur. Günde 25 mg çinko alınması tavsiye edilmektedir. Yüksek dozda alınması ve birkaç yıl böyle devam edilmesi prostat kanseri riskini artırır. Asyalı erkeklerde prostat kanserinin az görülmesi soyadan zengin diyete bağlanmaktadır. Oysa soyanın prostat kanseri riskini azalttığı hakkında kesin bir bilgi yoktur. Bir başka çalışmada tahıl ürünlerinin prostat kanserini önlemede yardımcı olduğunu göstermiştir."dedi
 
Prostat bezi enfeksiyonlarında ve BPH hastalarının özellikle şikâyetlerinin olduğu dönemlerde kesinlikle acı biber, alkol ve kahve tüketmemeye (nescafe ve türk kahvesi) ve de hayvansal yağlardan uzak durmaya özen göstermeleri gerekmektedir.
 
Op. Dr. İskender NESİMİOĞLU 
Üroloji Uzmanı
Bilgi ve randevu için: 350 3 777


 
Her Hakkı Saklıdır © KONYA HOSPITAL ANASAYFA   İNSAN KAYNAKLARI   BRANŞLAR   SSS   İLETİŞİM