Bize Ulaşın:

+ 90 332 350 37 77

Adres;

Şemsi Tebrizi Mahallesi, Şerafettin Caddesi No:95

Üçüncü ameliyatından sonra ağrılarından kurtuldu Konya’da 66 yaşındaki bir kadın bel fıtığı ağrılarından üçüncü ameliyatından sonra kurtulabildi.

Op. Dr. Ümit YAR yaptığı Operasyonla Hastayı Ağrılarından Kurtardı.Üçüncü ameliyatından sonra ağrılarından kurtuldu
Konya’da 66 yaşındaki bir kadın bel fıtığı ağrılarından üçüncü ameliyatından sonra kurtulabildi.
Konya’da yaşayan 66 yaşındaki Şefike Işık, yaklaşık 14 sene önce bel fıtığı ağrıları yaşamaya başladı. O dönem bir ameliyat geçiren yaşlı kadının beline de platin takıldı. Daha sonra da yine bel fıtığı ameliyatı geçiren Şefike Işık’ın ağrıları ise bir türlü geçmedi. Ağrılarından tek başına yürüyemez hale gelen kadın, Özel Konya Hospitale başvurdu. Burada yapılan tetkiklerin ardından hastanın ameliyat olmasına kararı verildi. Işık, Konya Hospitalde geçirdiği ameliyat sonrasında yeniden kendi başına desteksiz yürüyebilecek hale geldi.
Ameliyatın ardından hiçbir ağrısının kalmadığını belirten Işık, Konya Hospitale teşekkür etti. Işık, “Bende diz kayması, bel fıtığı, kireçlenme vardı. 14 sene önce belime platin takılmıştı. Sonradan tekrar bel fıtığından ameliyat oldum. İki senedir ağrılarım geçmedi. Geldim kendimi Ümit hocama, Konya Hospitale teslim ettim. Belime 6 tane platin taktı, eski platinlerimi değiştirdi. Bel fıtıkları ve kireçlenmeleri de temizledi. Şükür, daha ameliyatımın üçüncü günü bütün şikayetlerim geçti. Çok şükür çok iyiyim. Allah razı olsun Ümit hocamdan” dedi.
Ameliyatı gerçekleştiren Konya Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Ümit Yar ise ameliyat sonrasında hastanın kendi başına yürüyebilecek hale geldiğini söyleyerek, “Hasta kliniğimize başvurduğunda zaten tekerlekli sandalyeyle gelmişti, yürüyemiyordu kendi başına. Daha önce iki kez bel fıtığı ameliyatı geçirmiş. Ancak şikayetlerinin hala devam ettiğini söylüyordu. Yaptığımız fizik muayene ve çekilen filmlerde tekrarlayan bir bel fıtığı, ayrıca omuriliğinde kayma tespit ettik. Yatışını yaptık, gerekli tetkikler yapıldıktan sonra hastayı ameliyat ettik. Başarılı bir operasyondan sonra hasta sağlığına kavuştu. Tekrar desteksiz yürümeye başladı. Omuriliğe daha önce takılmış olan 6 tane vidasını çıkardık. Kayma olan bölgelere tekrar vidalar yerleştirildi. Ayriyeten omuriliğe baskı yapan fıtıkları da temizledik” şeklinde konuştu.
KAYNAK: İHA

Dr. Öner Yalın: “Uykusuzluk problemi ”

Öner Yalın, uykuya dalmakta zorluk çeken, uykuda geçirilen zamanın az olması ya da uykudan alınan keyfin anlaşılmadığı durumlarda kişilerin imsomnia hastası olabileceğini belirterek, bu tür şikayeti olanların mutlaka nöroloji doktorlarına başvurmaları gerektiğini söyledi.

Konya Hospital Öner Yalın, uykuya dalmakta zorluk çeken, uykuda geçirilen zamanın az olması ya da uykudan alınan keyfin anlaşılmadığı durumlarda kişilerin imsomnia olabileceğini belirterek, “Uykusuzluğun Latince adı imsomnia. Yani imsomnia demek uykusuzluk, uykuya dalmakta zorluk, uykuda geçirilen sürenin az olması ya da uykuda alınan keyfin anlaşılmadığı durum için kullanılan bir kelimedir. İmsomnia’da insanlar uyuma şansları olduğu halde ya az uyurlar ya da uykularından keyif alamazlar. Bu da hastaların gündüzleri bazı sorunlar yaşamasına sebebiyet verebilir. Geçerli uyku kişiden kişiye değişebilir. İlle de şu saatte uyuyacak diye bir şey yoktur. Kimisi için beş saat kimisi 7 saat kişinin ihtiyacını karşılayabilir. Zaten uyku ihtiyacı da insanlar yaşlandıkça daha da azalabilir” dedi.

“İmsomniası olan kişiler bazen hiç uyumamış, uyku hissetmemiş gibi duygu durumuna girebilir”

İmsomnia’nın belirtileri hakkında bilgi veren Dr. Yalın, “Uykuya dalmakta zorluk veya uykuyu devam ettirmekte zorluk, unutkanlık, gündüz uyku hali ve yorgunluk, konsantre bozukluğu, depresyon, anlık stres, sinirlilik, düşük motivasyon, enerji, işte artan hatalar, kazalar insomianın belirtileridir. Birçok kişide uykusuzluk hastanın iş hayatını, kişilerle olan ilişkilerini etkileyebilmektedir. İmsomniası olan kişiler bazen hiç uyumamış, uyku hissetmemiş gibi duygu durumuna girebilir. Uykuya dalarken uykusu yokmuş gibi gündüzleri ise hiç uyumamış gibi hissedebilir. Dolayısıyla hasta kendisini yorgun hissedebilir. İnsomnianın birçok nedeni vardır birçok türü de olmakla birlikte. Kısa süreli insomia denilen uykusuzluk türü yaklaşık 3 ay sürer ve stres ile alakalıdır. Işık, ısı, gürültü gibi çevresel faktörler buna sebebiyet verebilir. Yaşamda ki değişiklikler boşanma, sevgiliden ayrılma gibi nedenler olabilir. Hastalık, yaşanılan ameliyatların sonrasında ki ağrılar imsomniaya sebebiyet verebilir. Kullanılan kafeinli içecekler kahve gibi bazı ilaçlar gibi bunlar streoitler, astım ilaçları, kokain, esrar ve alkol insomiya yapabilir. Kısa süreli uykusuzluk gerekli stres faktörleri ortadan kalktığında kalkar. Bir de jet lag nedeniyle yaşanılan uykusuzluk problemi vardır. Diyelim Türkiye’den Amerika’ya uçuyorsunuz orada saat farkı var. Bu gibi durumlarda birkaç gün içerisinde insomnia oluşup sonrasında geçebilir. Yine gece vardiyasında çalışanlarda vardiya değişikliklerinde de insomnia ortaya çıkabilir” diye konuştu.

“Gündüz uyku ihtiyacı duymak da kişide uyku sorunu olduğu anlamına gelmeyebilir”

Dr. Öner Yalın, “Uzun süren uykusuzluk daha uzun süren bir uykusuzluk tipidir ve genellikle ruh sağlığı bozuklukları, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu gibi sebepler, parkinson, alzheimer hastalıkları, tiroid hastalıkları gibi hastalıklar uzun süreli insomniaya sebebiyet verebilir. Kısa süreli uykusuzluk genelde uyku ihtiyacı ve uyku yoksunluğu ile karıştırılır. Kısa süreli uyku sorunları birçok insanda yaygın olarak görülür. Bazı insanlar kısa süreli uykudan sonra bile rahatlıkla çalışabilir ve günlük aktivitelerini yerine getirebilir. Bunların uyku sorunları yoktur aslında. Gündüz uyku ihtiyacı duymak da kişide uyku sorunu olduğu anlamına gelmeyebilir. Uyku sorunu için gündüz çalışma hayatını, aktifliğini etkileyecek sorunların ortaya çıktığı uykusuzluk sorunlarından bahsetmek daha doğru olur. Kronik uykusuzlukta da 8 saat yatağın içerisinde kalsa dahi uyuyamadığı durumlarda tanımlanabilir. Bu tür durumlarda da gündüz uyku halinin devam etmesi normaldir. Uyku için yeteri kadar zaman ayrılmasına rağmen uyuyamamak ki bunların içerisinde hastalık, ağrı gibi durumlar kronik ifade etmelidir ki kronik uykusuzluk olarak tanımlanır” ifadelerini kullandı.

“İmsomniası olanların mutlaka bir nöroloji doktoruna gitmesinde fayda var”

İmsonmiası olan hastaların mutlaka nöroloji doktoruna gitmeleri gerektiğini belirten Dr. Öner Yalın, “Mutlaka bir nöroloji doktoruna gitmekte fayda olacak. Doktorunuzun size uyku durumunuz ile ilgili sorular sorabilir, bazı testler yapabilir. Bunun dışında psikolojik sorunlar fiziksel hastalıklar doktorunuzun bir araştırma yapması gerekebilir. Bazı laboratuvar testleri, uyku sorunu için polisomnografi yapılabilir. Polisomnografi göz hareketleri, oksijen satürasyonu, el ve bacak hareketleri, nefes akışı gibi şeylerin gece boyu takip edilmesidir. Hastayı bir gece misafir ederek bu kaydı yapıyoruz ve hastanın uyku problemini çözebiliyoruz. Teşhisi koyup tedaviyi ona göre yapabiliyoruz. Polisomnografi rutin uykusuzlukta gün içi uyku olmadıkça önerilmez. Tedavide mutlaka doktorla görüşerek başlatılması, buna göre muayene ve testin sonucunda doktorun vereceği ilaçlar vardır” ifadelerini kullandı.

Boyun Fıtığı Nedir?

Boyunda bulunan 7 adet omur ve omurgalar arasındaki disk denilen yapıların geriye ve yanlara doğru taşması sonucu ortaya çıkar.
Belirtileri:
Boyun ağrısı ve boyunda sertlik, boyun hareketlerinde kısıtlılık, fıtığın sinir köklerini etkilemesi durumunda omuz veya kollarda ağrı,kollarda-ellerde uyuşukluk,karıncalanma güç kaybı gibi şikayetler görülebilir.
Bilgi ve randevu için; 0332 350 3 777

Op. Dr. Yusuf Ziya Karaca: “Nakil Konusunda…

 

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Yusuf Ziya Karaca, Organ Bağışı Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, yaklaşık 25 bin civarında hastanın nakil beklediğini belirterek, vatandaşların nakil konusunda kafalarında hiçbir şüphe duymamaları gerektiğini söyledi.

Konya Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Yusuf Ziya Karaca, toplumda organ bağışını bilinçlendirmek ve teşvik etmek amacıyla her sene 3-9 Kasım tarihleri arasında kutlanan Organ Bağışı Haftası kapsamında organ bağışı konusunda bilgi verdi. Vatandaşların organ bağışı ile ilgili kafalarında en ufak bir soru işareti kalmaması gerektiğini savunan Op. Dr. Karaca, “Organ bağışı dediğimiz zaman öldükten sonra organlarımızın başka bir insanın kullanmasına izin vermemizdir. Mesela görmeyen bir insanın görmesini ya da hayatı boyunca diyalize bağlı yaşaması gereken, diyaliz makinesi başında ömrünü geçirmesi gereken bir insanın hayata dönmesini sağlamaktır. Ülkemizde de son yıllarda bu organ bağışına daha da önem verilmekte. Bununla ilgili dernekler, kurumlar faaliyetlerini sürdürmektedir. Peki kimler organlarını bağışlayabilir? Ülkemizdeki yasalara göre 18 yaşını doldurmuş tanıdığı iki kişinin sözel şahitliğinde ve bir hekimin onayı doğrultusunda bütün vatandaşlarımız organ bağışında bulunabilir. Bunun için en yakın sağlık merkezine gidip organ nakli ve bağış formunu doldurarak buna izin verebilir. Hangi dokular, hangi organlarımız bağışlanabilir? Bununla ilgili gözün kornea tabakası, karaciğer, böbrek, pankreas, kalp gibi birçok doku bağışlanabilir ve hayat kurtarıcı olabilir. Bu ülkemizin ekonomik yönden de tasarrufuna fayda sağlar aynı zamanda da bir insanın hayatını tam anlamıyla, tamamıyla değiştirmiş olabiliriz. İslami inançlarımıza göre de organ nakillerinin diyanetin verdiği fetvaya göre hiçbir sakıncasının bulunmadığı daha önceki yıllarda da belirtilmiştir. Vatandaşlarımızın da bununla ilgili kafalarında en ufak bir soru işareti kalmaması gerekir” dedi.

Op. Dr. Yusuf Ziya Karaca, 25 bin civarında nakil bekleyen hastanın olduğunu belirterek, “2017 yılında Türkiye’de organ nakli bekleyen hasta sayısı yaklaşık 25 bin civarında. Bunların çoğunluğunu böbrek hastaları, yaklaşık 20 bin civarında böbrek nakli bekleyen insanlar oluşturuyor. Nakil konusunda, bağış konusunda insanların kafalarındaki tereddütleri artık bitirmesi gerekiyor. Bu toplumumuzun gelişimi için, insanların daha hayata bağlanabilmeleri açısından, sağlıktaki harcamalarımızı azaltmak açısından da katkıda bulunacakları organ bağışı konusunda az öncede belirttiğim gibi İslami olarak diyanetin verdiği fetvayı da okuyup gönül rahatlığıyla bağışta bulunabilirler. Her organ bir hayat kurtarır bunu düşünerek kendi yakınlarımızın başına gelebileceğini de düşünerek bağış konusunda vatandaşlarımızın daha duyarlı ve sayımızın artmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Hastane olarak her zaman organ bağışına açık olduklarını kaydeden Dr. Karaca, “Vatandaşlarımız Konya Hospital’e başvurup formlarını doldurabilirler. Biz bu formları ilgili yerlere iletebiliriz. Bununla ilgili de 7 gün 24 saat hizmet veriyoruz” dedi.

25 yıllık yürüme güçlüğü protez ameliyatla sona erdi

Konya’da 25 yıldır yürüme güçlüğü çeken 60 yaşındaki kadın, protez ameliyatla sağlığına kavuştu.

7 yıl önce sağ dizinden ameliyat olan Aysel Akçay ağrıları sona ermeyip sol dizinde de rahatsızlık başladı. Konya Hospital’e başvuran ev hanımı Akçay, ağrılarından dolayı yerinden kalkamadığını, yürüyemediğini anlatarak, “Şikayetim 25 yıl önce başladı. En son yürüyememeye başladım. Bir doktorumun tavsiyesi üzerine buraya geldim ve ameliyat oldum. Ameliyat olmadan önce yürüyemiyordum. Evin içinden çıkamıyordum. Dışarıya, çarşıya, pazara çıkamıyordum. Zamanımı 4 duvar arasında geçiriyordum. Zorlandığım da eşimin koluna girerek yürümeye çalışıyordum. Ameliyat kararımı bu şekilde verdim. Yani son çare geldim, güvenerek geldim” dedi.

Eşinin ameliyat öncesi zorluklar çektiğini belirten Fuat Akçay (62), “Ben yalnız çarşıya, pazara gidiyordum. Eşim yoktu. Eşim ile gidip geldiğimde de eşim beş adım yürüyemiyordu. Onun için sıkıntılar oluyordu. Şimdi inanıyorum eşimle beraber çarşı, pazar gezebileceğiz” ifadelerini kullandı.

“Hastamız ameliyat sonrası yürümeye başladı”

Ortopedi ve Tramvatoloji Uzmanı Prof.Dr. Tunç Cevat Öğün, hastanın ameliyat sonucunda yürümeye başlayacağını kaydetti. Öğün, “60 yaşında olan hastamızın sol dizde ağrı, şişlik, merdiven inip çıkamama ve yürüyememe şikayetleri vardı. Şikayetlerinin uzun zaman devam edip hiçbir şekilde ilaç, fizik tedavi ve masaj ile geçmediğini söyleyerek bize başvurdu. Kendisine protez ameliyatı önerdik. Protez ameliyatı başarılı bir şekilde yapıldı. Şu an aktif olarak yürüyüp merdiven inip, çıkıp, oturup kalkabilen hastamız aktif hayatını devam ettirebilmektedir” dedi.