İktidarsızlık problemine ağrısız, acısız ‘şok dalgası’ yöntemi..

Özel Konya Hospital Üroloji Uzmanı Op. Dr. İskender Nesimioğlu, erkeklerde iktidarsızlık sorununun ‘şok dalgası’ yöntemiyle kolaylıkla ağrısız ve acısız bir şekilde çözülebileceğini söyledi. Konya Hospital Üroloji Uzmanı Op. Dr. İskender Nesimioğlu, erkeklerde çok sık karşılaşılan iktidarsızlık probleminin ağrısız ve acısız yöntemlerle sorun olmaktan çıktığını ifade etti. Kaliteli bir cinsel birlikteliği sürdürebilmek için yeterli bir sertliğin sağlanamaması ya da sürdürülememesi olarak tanımlanan duruma halk arasında iktidarsızlık denildiğini belirten Op. Dr. Nesimioğlu, “Bu pratikte çok ciddi bir sorun olarak görülmemiş olsa bile gerçek yaşamda hem fiziksel hem sosyal hem de psikolojik olarak erkekte ve kadında birçok sorunlara yol açmaktadır, yol açtığı gözlemlenmektedir. Bu soruna sahip olan erkeklerde aynı zamanda eşleri de ve aile hayatları da çeşitli huzursuzluk ve sorunlarla karşı karşıya kalmakta, boşanmalara kadar giden sebeplere yol açmaktadır. Bu bakımdan konu aslında oldukça önemli bir konudur. Maalesef bizim toplumumuz erkeklerin utanma, çekinme ya da bunu değişik şekilde aktaramama gibi nedenlerle doktora başvurmakta zorlanmaktadırlar” şeklinde konuştu. “40 ile 70 yaş arasındaki her 2 kişiden bir tanesinde bu sorun ortaya çıkmaktadır” İktidarsızlık sorununun erkeklerde 40 ile 70 yaş arasında dünya ortalamasının yüzde 52 olduğunu dile getiren Op. Dr. İskender Nesimoğlu, “Bu yaş grubundaki yarıdan fazla erkekte her 2 kişiden bir tanesinde bu sorun ortaya çıkmaktadır. Bu sorunun varlığı vardır. Biz bunu hafif, orta ve şiddetli olarak üç gruba ayırmaktayız. Peki bunları yapan sebepler nelerdir? Bunları yapan nedenlerin en başında damarsal problemlerin olduğu gözükmektedir. Damar sertliği, sigara kullanımı, yüksek kolesterol, hipertansiyon bunlara sebep olmaktadır. Ayrıca hormonal bozukluklar, doğuştan gelen ya da sonradan oluşan anatomik bozukluklar, bazı şeker hastalığı gibi kronik hastalıklar, böbrek yetmezlikleri, psikolojik nedenler, depresyon bunların başlıcalarıdır. En sık olan karşılaştığımız durum ise, damar bozuklukları, damarsal nedenlere bağlı olarak meydana gelen iktidarsızlıklar karşımıza gelmektedir” ifadelerini kullandı. “Hasta ağrı ve acı duymamaktadır” Bu hastalığın çözümü için çeşitli tedavi yöntemlerinin olduğunu ifade eden Nesimioğlu, “Öncelikle bu hastalığa neden olan sebebi bulup buna yönelik tedavi yapmak ilk başlangıçtaki amaçtır. Bunun için de gelen hastalara öncelikle bu hastalığa sebep olan yani iktidarsızlığa sebep olan nedeni ortaya çıkartmak, ondan sonra bunun derecesini saptamak başlangıçta yapılması gereken işlemlerdir. Biz burada özellikle sebep olarak en çok karşılaştığımız damarsal nedenlere bağlı iktidarsızlıklarda yeni bir tedavi yönteminden söz etmek istiyoruz. Bu da şok dalgası. Bu son derece etkili, son derece sonuç alınan ve son derece uygulanabilirliği çok kolay olan bir tedavi yöntemidir. Hastanın hastaneye yatmasına gerek kalmamaktadır. Uygulanması gereken tür 6 seanstır. Her seans aşağı yukarı 10-15 dakika sürmekte, hiçbir komplikasyonu, hiçbir yan etkisi olmamaktadır. Hasta ağrı ve acı duymamaktadır. Hasta tedaviden sonra işine gidebilmektedir ve 6 seanstan sonra hasta da belirgin şekilde değişimler olmaya başlamaktadır. Bu tedavideki yöntem veya bu tedavinin sağladığı sonuç hasta da yeni damarların oluşmasını sağlamaktadır. Bundan dolayı da hastada bu tedavi yöntemi daha kalıcı, daha uzun süre etkisini gösterecek bir tedavi yöntemidir” diye konuştu.

İstirahat ederken bacaklarınız ağrıyorsa dikkat!

Konya Hospital Nöroloji Uzmanı Dr. Öner Yalın, son günlerde huzursuz bacak sendromu şikayetinin çokça yaşandığını belirterek, bu durumun şiddetli…

Konya Hospital Nöroloji Uzmanı Dr. Öner Yalın, son günlerde huzursuz bacak sendromu şikayetinin çokça yaşandığını belirterek, bu durumun şiddetli bacak ağrılarına neden olduğunu söyledi.
Huzursuz bacak sendromunun özellikle geceleri rahatsız ettiğini belirten Dr. Öner Yalın, “Uyku ya da istirahat esnasında bacaklarda hissedilen rahatsızlık, huzursuzluk, hareket ettirme ihtiyacı, uyuşma, karıncalanma, bazen de tam olarak tanımlanamayan bir histir. Bu his kişiyi özellikle geceleri rahatsız eder. Ağrının tarifinde de çeşitlilik olur ve kişi ‘bacaklarım kıpraşıyor, gıdıklanıyor, yanıyor, karıncalar geziyor’ gibi cümlelerle yaşadığı sıkıntıyı anlatmaya çalışır. Bulguların sıklıkla akşam ve gece saatlerinde ortaya çıkması, bu hastalarda ciddi uyku bozukluklarına neden olmaktadır. Ayrıca huzursuz bacak sendromu olan hastaların yüzde 80’ine yakın bir bölümünde uyku sırasında belirli aralıklarla bacaklarda ortaya çıkan ve Periyodik Bacak Hareketleri (PBH) adını verdiğimiz istemsiz hareketler vardır. Bunlar da uykuyu etkileyen bir başka nedendir” dedi.

“Hastalık tanısı için özel bir test yok”
Huzursuz bacak sendromu tanısı konulması için bu hastalığa özel herhangi bir test bulunmadığını belirten Dr. Yalın, “Huzursuz bacak sendromunda şu kriterlerin dikkatle sorgulanması gereklidir. Bulguların oturma ve yatma gibi istirahat durumlarında ortaya çıkması, bacaklarda anormal duyularla birlikte şiddetli hareket ettirme isteği olması, bulguların, genellikle akşam saatlerinde ya da gece artması gibi belirli bir özelliği olması, hareket ettirmekle bulguların tamamen ya da kısmen düzelmesi, bu asıl tanı koydurucu özellikler dışında hastaların bazı kan tetkikleri ve polisomnografik (tüm gece uyku çalışması) incelemeleri ayrıcı tanı için yapılmaktadır” diye konuştu.
Dr. Yalın, huzursuz bacak sendromuna neden olabilecek hastalıkları ise şöyle sıraladı:
“İleri evre böbrek yetmezliği, demir eksikliği, parkinson hastalığı, şeker hastalığı, romatoid artrit, sinirlerin değişik nedenlerle etkilenmesi, hamilelik, ayrıca kafein, alkol ve sigaranın yine huzursuz bacak sendromu bulgularını arttırabileceği unutulmamalıdır. Tedavi yöntemlerinde ise altta yatan bir neden varsa öncelikle onun tedavisi gerekmektedir. Sebebi belirsiz olan durumlarda ilaç tedavisi verilebilir. Huzursuz bacak sendromu olan kişinin bacaklarını hareket ettirmesi, sıcak sargı ile sarılması, yataktan kalkıp dolaşması ya da masajla kısa süreli de olsa bir rahatlama sağladığı ancak bu yöntemlerin sorunu geçici olarak giderdiği bilinmektedir.”

Op. Dr. Yusuf Ziya Karaca: “Omuz ağrısı sıklıkla görülen üçüncü problem”

Konya Hospital Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Yusuf Ziya Karaca, omuz ağrısının bel ve boyundan sonra üçüncü sırada olduğunu söyledi.

Omuz ağrıları hakkında bilgi veren Op. Dr. Yusuf Ziya Karaca, “Omuz ağrısı; bel ve boyun ağrılarından sonra üçüncü sıklıkta görülen problemdir. Özellikle ağır işlerde, tarla ve bahçe işleri gibi kolunu kullanarak çalışan kişilerde doktora başvurma nedenleri arasında ilk sıralarda yer alır. Omuz eklemi insanın en hareketli ve karmaşık eklemidir. Omuz eklemini köprücük, kürek ve kol kemiği ile bu kemikleri saran sağlam bir yumuşak doku oluşturmaktadır. Bu yumuşak dokular kapsül, bağ, lif, bursa ve kaslardan oluşmaktadır” dedi.

Tendon yırtıklarının günümüzde sıklıkla karşılaşılan omuz hastalıklarından biri olduğunu söyleyen Op. Dr. Karaca, “Omuz eklemine kapsül denilen kılıf çevreler kapsülde yapışıklık yapan durumlarda donuk omuz hastalığı görülür. Kapsülün üzerinde ligaman denilen kemikleri birbirine bağlayan bağlar vardır. Aşırı zorlanma veya gevşeklik sonucu omuzda yarı çıkık ya da çıkıklar görülebilir. Bağların üzerinde de kolumuzu hareket ettiren kasların lifleri bulunur. Kasların kemiğe tutunmasını sağlayan kirişler omzun döndürücü manşeti olarak bilinir ve bu 4 önemli tendonun yırtıkları günümüzde sıklıkla karşılaştığımız önemli omuz hastalıklarındandır. Omuz ağrılarının en sık sebebi omuz tendonlarının sıkışması ile ortaya çıkan sıkışma sendromu diye tanımlanan patolojidir. Donuk omuz, liflere kireç birikimi ile oluşan tendinitler, omuz gevşekliği ya da yarı çıkıkları ve miyofasyal ağrı sendromu diğer omuz ağrısı yapan patolojilerdendir. Daha az karşılaşılan omuz dışı sebepler olarak boyun fıtıkları, romatizmal hastalıklar, akciğer üst bölgesi kanserleri, safra kesesi hastalıkları gibi rahatsızlıkları sayabiliriz” diye konuştu.

“Gerekli tedavi yapılmaz ve önlemler alınmazsa cerrahi tedavi gerekebilir”

Fizik tedavinin önemine vurgu yapan Op. Dr. Karaca, “Omuz eklemi yük taşıyan eklem olmadığı için kireçlenme diz eklemi kadar fazla görülmez. Eklem kıkırdağının aşınması ile oluşan bu hastalıkta fizik tedavi uygulamaları önemlidir. Hastalığın ileri evrelerinde protez uygulanabilir. Sıkışma sendromu kolumuzu kaldırmamızı sağlayan kasların tendonlarının ve bu bölgedeki bursanın (kesenin) omuzu oluşturan kemikle arasında sıkışması sonucunda görülür. Elini yukarıda kullanan işlerde, ev kadınlarında, voleybol gibi spor yapanlarda sık görülür. Bu problem omzu kötü veya aşırı kullanma hastalığıdır. Gerekli tedavi yapılmaz ve önlemler alınmazsa tendonların tamamen yırtılması ile sonuçlanabilir ve cerrahi tedavi gerekebilir. Tedavisinde kolun istirahate alınması, zorlayıcı hareketlerden kaçınılması en önemli konudur. Buz tedavisi ve ilaç tedavisi uygulanabilir. Kortizon enjeksiyonları faydalı olabilir. Ağrı kontrol altına alındığında fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları önem arz eder. 6 aylık tedavi programına rağmen sonuç alınamayan hastalarda cerrahi girişim söz konusudur” şeklinde konuştu.

Op. Dr. Onur Cumbul: “Hemoroit Diye Geçiştirdiğiniz Hastalığınız Kanser Çıkabilir”

KONYA – Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Onur Cumbul, hemoroit diye rahatsızlığını geçiştirip ileri dönemde kendilerine gelen hastalarda kanserle karşılaşabildiklerini, bu tür rahatsızlıkların ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
Konya Hospital Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Onur Cumbul, makat bölgesi hastalıklarının gruplara ayrıldığını, çeşitli tedavi yöntemleri olduğunu, en popüler tedavinin dikişsiz ve kanamasız lazer yöntemi olduğunu kaydetti. Op. Dr. Cumbul, “İç hemoroitler derecesine, sınıfına göre dörde ayrılmaktadır. Birinci ve ikinci derece hemoroitlerde ilaç tedavisi ve günlük diyet egzersizleri uygulamaktayız. Bu hastaların mutlaka kabız kalmaması gerekmekte. Onun haricinde biz bu hastaları sıcak oturma banyoları öneririz ve ciddi anlamda fayda görmektedirler. Üç ve dördüncü derece hemoroitlerde tedavi yöntemimiz tamamen değişmektedir. Bu hastalarda ameliyat uygulanmaktadır. Klasik cerrahi ameliyat yöntemleri uygulanabildiği gibi günümüzde popüler olan ve hastanemizde de uyguladığımız lazer ameliyatlar uygulanabilmektedir. Lazer yönteminin avantajı hem ağrı yönünden hasta daha az ağrı hisseder hem de dikişsiz ve kanamasız bir yöntemdir. Lazerle o bölgedeki toplardamarı yakıyoruz” dedi.
“Makat bölgesi rahatsızlığını geçiştirmeyin”
‘Hemoroidim var’ diyerek muayeneye gelen hastaların çoğunda, makat bölgesinde çatlak ya da yırtık ile karşılaştıklarını ifade eden Op. Dr. Onur Cumbul, bu tür rahatsızlıkları olanların ihmal etmeden doktora başvurmasını önerdi. Dr. Cumbul şöyle konuştu: “İyi yapılan bir muayene ile hastada fissür dediğimiz çatlak, yırtık tanısı konulmaktadır. Bu fissürün tedavisinde erken evrede ilaç tedavisi uygulanırken, ilerleyen safhalarda mutlaka ameliyat etmemiz gerekiyor. Ameliyat harici farklı yöntem olarak botoks uygulaması günümüzde popüler hale gelmiştir. Bu hastalarda mutlaka kabız kalmamaları ve sıcak oturma banyosu önerimiz onlarda da mevcuttur. Makat bölgesindeki şikayetler ihmal edilmemesi gereken hastalıklardır. Rahatsızlığını hemoroit diye geçiştirilip ileri dönemlerde bize müracaat eden bazı hastalarda kanserle karşılaşabiliyoruz.

Op. Dr. Mehmet Şentürk: “Horlama daha büyük hastalık grubunun habercisi olabilir”

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mehmet Şentürk, horlama sorununun ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, horlamanın büyük hastalık grubunun habercisi olabileceğini belirtti.
Konya Hospital Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mehmet Şentürk, horlanma sorununun ihmal edildiğini belirterek, “Günümüzde horlamaya çok fazla rastlanmakla beraber, ihmal edildiği de olmakta. Horlamanın sebeplerine baktığımızda bunu ilgilendiren kısımlar noktasında bir mekanik kısımlardan bahsedilebilir, bir de diğer hastalıklardan bahsedilebilir. Mekanik tıkanıklıklardan en fazla kemik eğriliği dediğimiz burun etlerinin iriliği dediğimiz durum. Geniz eti, bademcik büyüklüğü, damak sarkıklığı, küçük dil büyüklüğü, dilin ve dil kökünün aşırı büyük olması, çene yapısının arkaya doğru basık olması gibi durumlar mekanik bakımdan horlama sebebi olabilir. Diğer taraftan tümörleri de sayabiliriz bu hususta” dedi.

“Horlama daha büyük hastalık grubunun habercisi olabilir”
Op. Dr. Mehmet Şentürk, toplumda yaklaşık yüzde 3 oranında uyku apnesi olduğunu belirterek, “Horlama daha büyük hastalık grubunun habercisi olabilir. Eğer uykuda tanıklı dediğimiz yani yakınlarımızın da nefesimizin kesildiğini görüyorlarsa, gündüz uyuklamanız varsa ve horlamamız varsa bu duruma uyku apnesi diyoruz. Tıkayıcı uyku apnesi toplumda yaklaşık yüzde 3 oranında görülmekte ve kalp krizlerinin de neredeyse yüzde 30 ile 70 arasında bir oranı teşkil etmekte. Dolayısıyla kalp problemi olan hastalarımızın da horlama ve uyku apnesi yönünden incelenmesinde fayda görmekteyiz. Uyku apnesinin de sebepleri horlama sebeplerine benzer şekildedir. Fakat diğer hastalıklarla çok beraber olabilir. Örneğin metabolik hastalıklar; şeker hastalığı, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, tiroit hastalıkları özellikle hipotiroidi, dilde ve ağızda ödem etkisi sebep olabilir. Diğer taraftan sinirsel tipteki hastalıklarda nefes alışın ritmini bozarak uyku apnesine sebep olabilir” ifadelerini kullandı.

“Uyku apnesi olanlar 3 kat daha fazla trafik kazası yaparlar”
Apne hipopne indeksinin 5’in üzerinde olmasının tanı koyucu olduğunu belirten Op. Dr. Şentürk, “Apne hipopne indeksi dediğimiz bir indeksimiz var. Bu indeks saatte kaç defa nefesimizin durduğunu belirten bir indeks. Apne hipopne indeksi dediğimiz indeksin 5’in üzerinde olması uyku apnesi açısından tanı koydurucu nitelikte olmakta. Uyku apnesinin en kesin teşhisi gecelik uyku testi yapılmaktadır. Bu tetkikte meselenin kulak, burun, boğaz, göğüs hastalıkları ya da nöroloji ile ilgili olup olmadığı açığa çıkmaktadır. Uyku apnesinin insan hayatında çok önemli yan tesirleri mevcuttur. Özellikle gündüz uyuklaması, trafik kazaları gibi. Trafik kazaları, normale göre uyku apneleri 3 kat daha fazla yaparlar. Kalp krizi, kalp yetmezliği, akciğer yetmezliği gibi problemlere 3 ile 5 kat daha fazla yakalanma durumları mevcuttur. Dolayısıyla uyku apnesi ve horlama şikayeti ve teşhisi konan hastaların ivedilikle kulak, burun, boğaz, göğüs ve nöroloji kliniklerinden ilgili uzmanlarca beraber değerlendirilip teşhisleri ve tedavilerinin bir an önce yapılmasında fayda görüyoruz” şeklinde konuştu.

Kış aylarında çocuklarda bronşite dikkat!

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hasibe Uyğun Küçükapan, kış aylarında çocuk polikliniklerine en sık başvuru sebeplerinden birinin ‘Bronşit’ olarak bilinen Akut Bronşioliti hastalığı olduğunu belirterek, hastalığa yakalanmamak için yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi.

Uzman Doktor Hasibe Uyğun Küçükapan, hastalığın virüslerin sebep olduğu akciğer bronşçuklarının iltihabı ile ortaya çıktığını, özellikle 2 yaş altı çocukları, sıklıkla da 3 – 6 ay arası bebekleri etkilediğini kaydetti.
Hastalığın tedavisi için hava yollarının genişletilmesi ve bol oksijen alınması gerektiğini dile getiren Uzman Doktor Hasibe Uyğun Küçükapan, “Damlacık yoluyla bulaşır, erişkin ve çocuklardan yakın temas ve aynı ortamda bulunmakla bulaşır. Sıklıkla okula giden bir kardeş bulaştırıcılığa aracılık eder. Bu yüzden salgın dönemlerinde kalabalık ve kapalı ortamlarda bulunmamalı, hasta bireylerle görüşülmemelidir ve el yıkamaya çok dikkat edilmelidir. Bronşiolit’te başlangıçta soğuk algınlığı bulguları burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hafif öksürük ve hafif ateş varken öksürük şiddeti giderek artar ve hırıltılı solunum başlar. Bu sıklıkla aileleri telaşlandıran bir durumdur. Oysa Akut Bronşiolit çok kez hafif ve orta seyirlidir ve evde tedavi edilebilir” dedi.

Omurilik darlığına dikkat

Konya Hospital Ortopedi ve Tramvatoloji Uzmanı Op.Dr. Ümit Yar, omurilik darlığı olanlarda hastalığın 10 dakikalık yürümeden sonra ortaya çıkabileceğini söyledi.
Konya Hospital Ortopedi ve Tramvatoloji Uzmanı Op.Dr. Ümit Yar, omurilik kanal darlığı diye bilinen ‘Spinal stenoz’ hastalığının omuriliğin içinden geçtiği kanalın omurgaların birbirine bağlayan bağların ve buradaki eklemlerin kireçlenmesine ve daralmasına bağlı bacağa giden sinirlerin sıkışması sonucu bel ve bacak ağrıları şikayetleriyle ortaya çıktığını söyledi. Op. Dr. Ümit Yar, “Burada hastalar daha çok yürüme ile ortaya çıkan bacak ağrısı uyuşma ve kramplardan şikayet ederler. Hastalarda bu 10 dakikalık yürüme sonrasında da ortaya çıkabilir. Kimi hastalarda kanal darlığı seviyesi azsa bazen yarım saat bir saate uzayabilir bu süre. Klasik olarak dinlenme ile geçen bir ağrı vardır. Oturmayla, aktiviteyle hastanın şikayetleri artabilir. Tedavide başlangıçta ilaç tedavisi ve fizik tedaviyi öneriyoruz hastalarımıza. Bundan fayda görmeyen hastalara belden yapılan iğne tedavileri bulunmaktadır. Bunların hiç birinden fayda görmüyorsa hasta bir ileri aşama olan cerrahi seçenek düşünülmeli. Cerrahi olarak ne yapılıyor? Daralmış olan omurilik kanalı, kanalın arka tarafındaki kemikler ameliyatla çıkartılıyor. Böylece omurilik rahatlamış oluyor. Hastada yine bir bel fıtığı varsa o da aynı seansla temizleniyor. Bu yapılan işlem sonrası omurgada instabile dediğimiz bir stabilize bozukluğu oluşacağı için hastalara enstrümantasyon dediğimiz halk arasında vida konulması denilen durum gerçekleştirilmekte. Buda hastalığın ilerde tekrarlanma riskini düşürmektedir” dedi.

Well-fed children are more successful at school ..

Konya Hospital Nutrition and Diet Specialist Tugba Baldede, school-age children have a large share of the nutrition habits of the parents, he said. Noting that the children laid the foundation of the eating habits of adulthood at the time of the schools, good nutrition will be beneficial to children in terms of school success. Alışkanlık The eating habits of schoolchildren are beginning to settle down. That's why it's an important period. Responsibilities are increasing, and children are now starting to eat in social settings, and most importantly, they are laying the foundations for adult eating habits. That's why we care a lot about this period. The age of growth for children ranges from 1012 years. In girls, this is 1014 and in males it is 1216. That's why we're trying to spend this age efficiently. Our aim in good nutrition is to provide growth and development correctly. Apart from this, it is necessary to ensure that they get enough nutrients from various foods and increase their success at school. So the importance of nutrition in our children is a lot more, O he said.

In this period, the most important meal for children in the breakfast, saying that Nutrition and Diet Specialist Tugba Baldede, children should not consume junk food style underlined. Baldede stated that the biggest share in getting breakfast breakfast to the children fell to the parents and said pay The most important meal in the school age is breakfast. A large share of the parents in the breakfast meal is falling. That is why it is very important for the parents to pay extra attention to the breakfast and to do it themselves. When they don't have breakfast, our children are always fed with fast-consuming things they find in their junk food-style canteens when they go to school, or they stay hungry for a long time. Many children come with excuses such as unwillingness, nausea, ‘I do not want iyor. But this is all about habit. They will then ask for them after they are slowly accustomed. Therefore, the children will understand when they are able to help them, to convince them without forcing them to talk in a logical way. The breakfast meal needs to be efficient. Many colors and many groups of food in our plate needs to be found. Alternatively, they can take them for breakfast. For example, a toast with vegetables, a cheese sandwich would be easy for them. A fruit juice to accompany him, but also a good meal of buttermilk. However, it is important to have 100% fruit juice but not any juice which is important in fruit juice, or it may not be any difference from any junk food, Ancak he said.

Pay attention to the flu infection in the seasonal transition!

Konya Hospital Otorhinolaryngology Specialist Op. Dr. Dr. Mehmet Senturk, colds and flu infections among the people are very mixed between two diseases, he said. Kiss. Dr. Şentürk, ılar Infections of flu are generally caused by fever, weakness, body malaise, nasal congestion, sore throat, muscle pain caused by a dangerous virus called influenza virus. In this disease are the active viruses. Viruses are more likely to be influenced by seasonal influences such as summer to autumn, autumn to winter, and more severe winter influences.

One of the most important factors in the prevention of influenza infections is influenza vaccines Op. Dr. Şentürk, gereken There are groups that should have flu vaccines. Young children, the elderly, pregnant women, pregnant women with lung, heart, liver, kidney diseases should also have the flu vaccine best after the end of October, which we recommend the best. If children under 4 years of age to do the first dose of the first dose a month after the first dose is better to do. The flu vaccine does not have a pedestal that prevents flu from summer to summer. Because influenza vaccines are a vaccine against viruses that can be detected last year. So this year there is no protection against the future virus. However, it is the best method of protection from the flu, which has been detected so far, considering that it carries similar DNA samples. Therefore, we recommend that all citizens who have the opportunity to take the flu vaccine imkan.

We should give importance to early diagnosis and treatment in breast cancer

Internal Medicine Specialist Doctor Beyhan Baltacı, warned against breast cancer, early diagnosis and treatment of the disease is important, he said.

Hand mass in the breast or arm under the arm, nipple interna, bloody or bloodless discharge, breast skin edema, swelling, redness of breast cancer, indicating that the sign of Konya Hospital Internal Medicine Specialist Doctor Beyhan Baltacı, more people in the family noted that the risk of increased risk . Baltacı said, leri Breast cancers are 5-10% genetic. Breast tissue hard, menstruation before the age of 11 years, menopause after 55 years of age, child-free, not breast-feeding, alcohol, smokers, obesity, increases the risk of eating fat. The white skin is 20 percent more risk than brunettes. People with breast cancer under 35 can be faster and worse. This is a risk that increases when the tumor is large and spread under the armpits and elsewhere da.

“WE MUST ENSURE OUR IMMUNE SYSTEM“

Dr. Baltacı, in recent years, important advances and innovations in cancer treatments, referring to the early diagnosis and excellent results were emphasized. Baltaci said, meme Early diagnosis can be made without breast. New breasts can be made by talking with plastic surgery even if breast is taken. We must take care of our diet to avoid disease. We must consume fresh vegetables and fruits and avoid excessive red meat. We need to control weight and get rid of excess weight. We must exercise by staying away from stress, alcohol and smoking. We need to pay attention to our sleep patterns and strengthen our immune system. We should be fed with foods containing antioxidants. We must avoid excessively salty and fatty foods. We should not consume non-hygienic water and food. We must consume pure and natural foods. We should avoid cosmetic products from unnecessary chemicals in our lives. We must try to live in an environment away from air pollution Hava.

”WE NEED EARLY DIAGNOSIS AND TREATMENT“

Stressing the necessity of regular checks for three years, because the risk of tumor regeneration is greater than the first three years, the Internal Medicine Specialist Baltacı said, Tüm It should try to lead a life away from stress. It is important that relatives and physicians support this issue. As a result, we should give importance to early diagnosis and treatment. We should not rely on ineffective and non-scientific methods. We shouldn't be afraid to go to a doctor. We must make periodic checks. We have to be sensitive about complaints that may be signs of cancer. Kanser

en_USEN
tr_TRTR en_USEN